muharebe.gen.tr https://www.muharebe.gen.tr Muharebe, Muharebelerin Nedenleri ve Sonuçları tr-TR hourly 1 Copyright 2019, muharebe.gen.tr Sat, 29 Apr 2017 00:00:00 +0000 Mon, 09 Dec 2019 00:00:00 +0000 60 Sakarya Meydan Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/sakarya-meydan-muharebesi.html Mon, 26 Nov 2018 18:41:32 +0000 Sakarya meydan muharebesi, bu muharebesinin olmasında bir çok sebep vardır. Öncelikli olarak Kütahya - Eskişehir savaşının başarısızlığa uğraması sonucunda TBMM orduları, zorunlu olarak çekilmiş ve ordularını Sak Sakarya meydan muharebesi, bu muharebesinin olmasında bir çok sebep vardır. Öncelikli olarak Kütahya - Eskişehir savaşının başarısızlığa uğraması sonucunda TBMM orduları, zorunlu olarak çekilmiş ve ordularını Sakarya'nın doğu tarafına yönlendirmiştir. Sakarya meydan muharebesi, tarihin dönüm noktası açısından büyük önem taşımaktadır. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün "Hattı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satın bütün vatanın'dır" demesi üzerine ordu harekete geçmiştir. Yani bu sözde anlatılmak istenen şey, yurdun sadece belirli kesimi değil bütün toprak bütünlüğünün sağlanması için savaşılmalıdır anlamı taşımaktadır. Sakarya meydan muharebesi çok büyük ve kanlı bir muharebede olmuştur. Kurtuluş savaşımızın dönüm noktası olmuş ve ciddi bir öneme sahiptir. Eğer Sakarya meydan muharebesi kaybedilmiş olsaydı Sevr anlaşmasında bize dayatılan hükümler hayata geçecek ve yurdumuz işgal altına girmiş olacaktı. Bu savaşının kazanılmasında Atatürk'ün rolü çok büyüktür. Onun askeri dehası ve kullanmış olduğu sözler ve uygulamış olduğu taktikler düşman kuvvetlerini adeta şaşkına çevirmiştir. Düşman kuvvetleri onun bu büyük askeri dehası karşısında aciz hale düşmüş ve yenilmişlerdir. Muharebe devam ederken yeni bir hükumet kurulmuş ve o hükumet İsmet Paşayı görevinden alarak yerine Fevzi Paşayı tayin etmiştir. 

Sakarya meydan muharebesinin etkin oluşu

O gün yani Sakarya meydan muharebesinin günü geldiği zaman Türk orduları, bir araya toplanıp istişare yapmaya başladılar. Geliştirdikleri taktiklerle ve ortaya koydukları planlar ile bir haftadan daha fazla hiçbir müdahalede bulunmayarak, yunan askerleri hiçbir Türk ordusuyla savaşmadan içeriye kadar girmesini sağladılar. Tabi bunları izleyen Türk keşifçileri vardı. Bunların hangi yöne gittiklerini adım adım takip ediyorlardı. Daha sonra birden hücum eden Türk kuvvetleri yunanlıların yapmak istedikleri atakları püskürtmüş oldu. İşte 14 Ağustos gününde tekrar taarruza geçen yunan kuvvetleri, Mangal ve Haymana dağının çevresinde ilerlemeye başlarken, aynı şekilde hezimete uğrayan yunan orduları başarısız oldular. Buradan önemle bahsedeceğimiz husus ise, Türk ordularının askeri dehasının ne kadar çetin olduğunu, vatanları için canla başla hareket ettiklerini, kendi aralarında geliştirdikleri yöntemlerle Yunan kuvvetlerini nasıl egale etkilerini görmüş olduk.

Türk ordusunun Sakarya Meydan Muharebesine hazırlanışı

Bu muharebeye hazırlanma sürecinde Mustafa Kemal’in düşüncesi etkin olmuştur. 10 Eylül tarihinde yapılan ani ataklar, Yunan ordusunun kendini toparlayıp savunmaya geçmesin engellenmiş oldu. Türk ordusu, Çal Dağını geri alıp bu geri alınan ilk toprağı almış oldu. İşte 10 Eylül tarihinde başlayan saldırı yaklaşık olarak 3 gün sürmüş ve 13 Eylüle kadar sürerek Yunan ordularının büyük bir alana geri çekilmesi sağlanmıştır. Savaş yaklaşık olarak 3 hafta sürüp, Yunan ordularının gücü yıpratılarak geri çekilmeye maruz bırakıldılar. Bu sırada geri çekilen Yunan orduları, arkalarında Türklerin kullanabilecekleri ne varsa imha ettiler. Yani köprüleri, demiryollarının ağlarını, köyleri, yolları her şeyi ziyan edip yıktılar.

Sakarya meydan muharebesinin nedenleri

  • Kütahya–Eskişehir savaşında Türkleri yenen Yunan kuvvetlerini kendine olan güvenini artması ve saldırmak istemesi
  • Türk kuvvetlerinin Sakarya nehrinin doğusuna çekilmesi
  • Yunanlıların Sakarya ırmağını geçtikten sonra Türk kuvvetlerini imha edip Ankara’yı ele geçirip işgal etmek istemeleri

Sakarya meydan muharebesinin sonuçları

  • Bu muharebe sonucunda Türk ordusunun zaferiyle süslenmiş oldu.
  • İçteki savaş dış politikayı etkilemiş ve Fransızlarla Ankara antlaşması, TBMM ile Sovyet Rusya hakimiyetindeki Kafkas Cumhuriyetleri arasında da Kars anlaşması imzalanmasına etki etmiştir.
  • Anadolu’yu işgal etmeyi yeltenen İtalyanlar, Anadolu’dan tamamen çekilmişler
  • Daha önceden taarruza]]> Kunuri Muharebeleri https://www.muharebe.gen.tr/kunuri-muharebeleri.html Tue, 27 Nov 2018 13:06:11 +0000 Kunuri muharebeleri; Son yüzyılın başlarında Kore salgın hastalıklar ile mücadele ediyordu. En fazla görülen hastalık Kolera idi. 1905 yılında Çin'e karşı nüfus sağlamak isteyen Japonya Rusya'yı yenerek Kore'yi aldı. Kunuri muharebeleri; Son yüzyılın başlarında Kore salgın hastalıklar ile mücadele ediyordu. En fazla görülen hastalık Kolera idi. 1905 yılında Çin'e karşı nüfus sağlamak isteyen Japonya Rusya'yı yenerek Kore'yi aldı. 1945 yılında Japonya'nın ikinc Dünya savaşından yenik çıkması ile Kore'de Amerika ve Rusya arasında paylaşıldı. Kunuri Muharebeleri Uzak Asya'da egemen güçlerin piyon oyununa alet edilmiş, Türk birliğinin kahramanca çarpışmasına neden olmuş bir savaştır. 

38. paralel sınır kabul edilerek Kuzey ve Güney Kore devleti kurulmuştur. 1950 yılında Sovyetler Birliğinin desteği ile Kuzey Kore, Amerikan yanlısı Güney Kore devletine karşı saldırıya geçti. BM. Güvenlik konseyi Kuzey Kore'nin saldırgan tavrının durdurulması için karar aldı. Amerikan başkanı talimatı ile bölgeye askeri hareket başlatıldı. Henüz NATO üyesi olmayan Türkiye ise Sovyetler Birliği tehditini bertaraf etmek için harekata destek verdi ve bir tugayını 17 Ekim 1950'de Kore'nin Pusan şehrine göndererek savaşa iştirak ettirdi. Yazılı kayıtlara göre askeri birliğimizde İngilizce bilen tercüman yoktu.

Kunuri'de ateş çemberi,

26 Kasım 1950'de Çin kuvvetleri, Amerikan 2. Tümeni ve Güney Kore kuvvetlerine ağır kayıplar verdirmeye başladılar. Bu sırada Türk tugayı Pusan'dan ayrılmış Taegu'da bir süre dinlenerek teşkilatlandıktan sonra önce Munson şehrine oradan da Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang yolunu kullanarak Kunuri bölgesine gönderilmişti.

Bu haberin Çin kuvvetlerine ulaşması kısa sürdü ve Çin kuvvetlerinin baskın şeklinde saldırıları başladı. Tugayımızın burada görevi Tockhon kasabası yönünden gelen Çin kuvvetlerinin durdurulması idi. Askeri güç dengesinin Çin lehine olduğu cephe hattında tugayımız batıya doğru çekilerek daha kuzeyde bulunan BM koalisyon ordularının Çin orduları tarafından imhasını önlemiştir. Kunuri Muhabereleri Kore savaşında 27 kasım 1950 günü yaşanmıştır. 

Kunuri muhabereleri sonuçları;

Savaşın sonunda 718 Türk kahramanı şehit olmuştur. Tugay içinde BM askerleri ile olan iletişim sorunlarının atlatılabilmesi için daha sonradan Genel Kurmay başkanlığınca 15 tane tercüman bölgeye gönderilmiştir. Koalisyon komuta kademelerinden gelen talimat ve bilgileri değerlendirirsen sorunlar çıkması başka bir sonuçtur. 

Tuna Baltacıoğlu'na göre; Kunuri muharebelerinde çok fazla kayıp olmasının nedeni Amerika'lıların, bizim tugaya çekilin dediği fakat tugay yetkililerimiz tarafından anlaşılmadığıdır. Bir başka varsayım ise Amerika'lıların çekilerek tugayın Çin ordularının arasında kalmasından kaynaklanmaktadır.

Kayıpların çok fazla olmasının Bülent Ruscuklu'ya göre nedeni ise BM.'ye bağlı kuvvetler Çin saldırısından sonra dağılınca iletişim sorunlarının başladığı, İnsiyatifi ele alan Tugay Komutanı Tahsin Yazıcı'nın BM. kuvvetlerinin etrafının Çin kuvvetleri tarafından kuşatılmasını önlemiş ve düşmanın ilerlemesini yavaşlatmıştır. Bu sırada BM. kuvvetleri geri çekilme fırsatı bulmuştur.

Kunuri muharebeleri sonucu NATO konseyi 21 Eylül 1951 yılında Türkiye ve Yunanistan'ı NATO'ya davet etti. 17 Ekim 1951 yılında NATO üyeliğimiz Londra protokolü ile kabul edildi. TBMM tarafından 18 Şubat 1952'de Türkiye'nin NATO'ya katılmasına karar verildi.
]]>
Dumlupınar Meydan Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/dumlupinar-meydan-muharebesi.html Wed, 28 Nov 2018 01:41:59 +0000 Dumlupınar Meydan Muharebesi (26 Ağustos 1922-9 Eylül 1922); Dumlupınar Meydan muharebesine bizzat Mustafa Kemal Atatürk' ün bizzat katılıp yönettiği savaştır. Bu nedenle 'Başkomutanlık Meydan Muharebesi' de denir. Bölge olarak Dumlupınar Meydan Muharebesi (26 Ağustos 1922-9 Eylül 1922); Dumlupınar Meydan muharebesine bizzat Mustafa Kemal Atatürk' ün bizzat katılıp yönettiği savaştır. Bu nedenle 'Başkomutanlık Meydan Muharebesi' de denir. Bölge olarak Kütahya' ya bağlı Dumlupınar yöresin de yapıldığı için Dumlupınar Meydan Muharebesi olarak da isimlendirilir.

Dumlupınar Meydan Muharebesinin Gelişimi

Sakarya' daki savaşı kazanan Türk ordusu Yunan ordusunu yok edebilmek için yapılacak yeni bir savaşa hazır değildi. Bunu bilen Mustafa Kemal Atatürk, etkili bir taarruz gücüne ulaşabilmenin hazırlık gerektiğinin farkındaydı. Bu nedenle Sakarya Zafer' inden sonra taarruz hazırlıklarına başlandı. Tekalifi Milliye Emirleri ilan edilerek yurdun dört bir yanından ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için hazırlık yapıldı. Bununla birlikte ordudaki asker sayısında da artma sağlandı. Tüm bu çalışmalar gizli bir şekilde gerçekleşti. Bu hazırlık döneminin uzun sürmesi TBMM de Mustafa Kemal karşıtlarının artmasına neden oldu. Bunun sonucunda Mustafa Kemal' in başkomutanlık yetkisi dördüncü kez uzatılmasına karar verildi. 6 Mayıs 1922' de Mustafa Kemal' in mecliste yaptığı konuşmanın ardından yapılan oylama sonucunda Mustafa Kemal' in başkomutanlık yetkisi süresiz olarak uzatılmasına kara verildi. Taarruz öncesi belki savaşmadan barış sağlanır diye o zamanın Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Tengirşek'i Avrupa' ya gönderdiler. Ancak hiçbir sonuç alınamadı. 

Dumlupınar Meydan Muharebesi

26 Ağustos sabahı erken saatlerde taarruza geçildi. Türk askeri düşmanın Dumlupınar bölgesinde toplanmasını bekliyordu. Çünkü savaşın taktiği Yunan ordusunu bir yerde toplayarak toplu olarak imha etmesine dayanıyordu. 30 Ağustos akşamı zafer kazanıldı. Bir çok yunan askeri öldürüldü ve yaklaşık 10 bin tanesi ise esir alınmıştı. Dumlupınar Meydan Muharebesiyle Yunan ordusu büyük bir bozguna uğratıldı.
]]>
Muharebe https://www.muharebe.gen.tr/muharebe.html Wed, 28 Nov 2018 10:26:11 +0000 Muharebe, Ülkeler arasında yaşanan sıkıntılar zamanla ciddi problemlere neden olarak muharebe ve savaşları yanında getirebilmektedir. Yakın tarihe ve geçmişe bakıldığı taktirde dünya üzerindeki devletlerin sürekli olarak sa Muharebe, Ülkeler arasında yaşanan sıkıntılar zamanla ciddi problemlere neden olarak muharebe ve savaşları yanında getirebilmektedir. Yakın tarihe ve geçmişe bakıldığı taktirde dünya üzerindeki devletlerin sürekli olarak savaş ve muharebeler ile karşı karşıya kaldıkları gözlemlenmiştir. Muharebede çoğunlukla iki veya ikiden fazla  sayıda ordunun birliklerinin karşı karşıya gelerek savaşması denilmektedir. Buradaki temel amaç askeri ve silah gücü ile karşıdaki düşmanı yenmeyi amaçlamaktadır. 

Muharebe meydanları incelendiğinde ordular çoğunlukla ticari kaynaklar, toprak yapısına saldırı veya ülke bütünlüğünü korumak amacıyla muhabere meydanlarına gelerek çatışmakta ve savaşmaktadır. Eski dönemlerde muhabere meydanlarında sipahi, asker, top, kılıç, mızrak ve ok gibi materyaller ile muhabereler gerçekleşmekteydi. Ancak teknolojinin gelişmesiyle birlikte muhabere meydanları ağır sanayide üretilen tank, top ve bilişim üzerinde gerçekleştiği sıklıkla gözlemlenmiştir. 

Tarihteki Muharebeler

Dünya tarihi incelendiğinde milletlerin kendi menfaatlerini korumak amacıyla muharebe meydanlarında karşı karşıya kaldıkları gözlemlenmiştir. Yapılan bu muhabere kimi zaman dünya geneli ilgilendirmekte olup kimi zaman ise sadece bir bölgede gerçekleşmiştir. I. Dünya savaşı ve  II. Dünya Savaşı gibi büyük muhabereler çoğunlukla dünya üzerindeki bütün milletlerin etkilenmiş olduğu savaşlar arasında yer almaktadır. Ancak İnönü Meydan Muhaberesi veya Muhaç Muhaberesi gibi savaşlarda iki farklı milletin ordularının karşı karşıya gelmesi ile ortaya çıkan muhabere türleri arasında varlığını sürdürmektedir.

Muhaberelerin Tarih Üzerindeki Etkileri

Milletlerin menfaatlerini korumak amacıyla gerçekleştirmiş olduğu savaşlar muhabere meydanlarında gerçekleşmiştir. Bu savaşlarda her ne kadar bir kazanan bulunmakta ise de; Aslında her iki ulusun ciddi can, mal ve toprak kayıplarının olduğu gözlemlenmiştir. Muhabere meydanlarında gerçekleşen ölümler nedeniyle bir çok ailenin yuvası dağılmış ve bir çok aile göz yaşlarına boğulmuştur. Bununla birlikte bir ulusun muhabere meydanında galip gelmesi diğer ulus halkının zarar görmesine neden olduğu bilinmektedir. 

Muhabere meydanında kazanılan savaşlar nedeniyle tarihi süreçlerde değişim gözlemlenmiştir. Çünkü kazanılan toprağa yerleşen ulus devletler, diğer milletlerin başka bölgelere göçmelerine neden olduğundan dolayı kavimler göçü gibi dünya üzerinde ciddi yer değişimlerinin oluşmasına neden olmaktadır.
]]>
Stalingrad Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/stalingrad-muharebesi.html Thu, 29 Nov 2018 09:13:32 +0000 Stalingrad muharebesi, tarihin kanlı savaşlarından biri olmaktadır. Gerçi hiçbir savaş iyi görünmese bile insanlığın her dönem karşısına çıkan durumlardan biri olmaktadır. Binlerce hatta yüz binlerce insanın ölümü ile s Stalingrad muharebesi, tarihin kanlı savaşlarından biri olmaktadır. Gerçi hiçbir savaş iyi görünmese bile insanlığın her dönem karşısına çıkan durumlardan biri olmaktadır. Binlerce hatta yüz binlerce insanın ölümü ile sonuçlanmaktadır. Stanlingrad muharebesinin de 2. Dünya savaşının kaderine yön vermede etkili olduğu düşünülmektedir. Aynı zaman günümüz politik duruşunun da ortaya çıkmasında etkili olmuştur. 

Stalingrad muharebesi nerede ve ne zaman patlak vermiştir

Stalingrad muharebesi 1942 ve 1943 yılları arasında meydana gelen kanlı bir muharebe olmuştur. 1942 yılının yaz aylarına girildiğinde Almanya orduları, o dönem Amerika'ya müttefik olmuş olan Sovyetler birliği'ni işgal etmek için hareketlenmiştir. Aslında bu hırsları beklendiği gibi olmayacaktır. Alman askerlerin Stlaningrad'a ulaşabilmesi için çok uzun bir yol kat etmeleri gerekmekteydi. Volga ırmağı kıyısında yer olan bu şehrin mesafesi 1000 mil olmaktadır. Aynı zamanda Rusya'da hava şartları da bozulmaya başlayacaktır. Alman askerleri ne kadar lojistik olarak güçlü olsa bile yinede soğuk ve mesafe onlar için bir handikap olmaktaydı. 

Stalingrad muharebesi Almanların ilerleyişi;

Tüm olumsuz görünen şartlara rağmen Almanlar bu işgalin başarı ile sonuçlanacağına kesin gözüyle bakıyorlardı. Bu noktayı ele geçirmeleri halinde Güney Rusya ile olan bağı koparacaklar ve Kafkas bölgesinde yer alan petrol alanlarına ulaşımı sağlayan stratejik bir noktayı da ele geçirmiş olacaklardı. 

Stalinin duruşu

Stalingrad muharebesinde Stalin ne olursa olsun kentin düşmemesi gerektiğini söylemiştir. Eğitimli eğitimsiz bütün Sovyet askerlerinin cepheye gitmesini emretti. Ayrıca çok sert bir politika izleyen Stalin, ajanlara verdiği talimat ile savaştan kaçmaya çalışan askerlerin öldürülmesini istedi. Sivil halkında bölgeden ayrılmamasını ve direnişe destek vermesini istedi. Bu bölgede önemli bir isim tarihe geçmiştir. Dönemin keskin nişancılarından Vasili Zaitsev.

Stalingrad muharebesinde Stalin ve Hitler son asker kalana dek savaşmayı istemekteydiler. Alman ordusu içerisinde yer alana 800 bin askerin öldüğü söylenmektedir. Bunların içerisinde Romanya, Macaristan ve İtalyan askerleri de vardı. Aynı zaman Sovyetler Birliğinin dağılmasını isteyen anti-kominist Rus isyancıları da savaşa dahil olmuştu. Sovyetler birliğinin kaybı da 1 milyonun üzerinde idi. Stalilngrad nüfusu 500 bin'den bine düşmüştü. Bu kadar hırs ve sonucundaki kayıplardan sonra kaybeden Alman tarafı olmuştur. Stalingrad muharebesi Almanya için büyük bir askeri felaket olmuştur. 

Stalingrad muharebesinin sonucu

Stalingrad muharebesi Almanya için doğu noktasında gidebildiği son bölge olmuştur. Sovyet ordusunun zaferi 2. dünya savaşının da yönünü yeniden belirlemişti. Alman orduları bu tarih itibari ile yayılma politakalarını durdurdular. Almanya'nın kaybettiğini gören diğer müttefikler için moral olmuştur. 
]]>
Batı Cephesi Muharebeleri https://www.muharebe.gen.tr/bati-cephesi-muharebeleri.html Thu, 29 Nov 2018 10:34:31 +0000 Batı Cephesi Muharebeleri, Türk kurtuluş savaşının yaşandığı, var olmak veya yok olmak arasında ince bir çizgi üzerinde yaşama şansının kaldığı, aziz Türk milletinin yedi düvele karşı kahramanca çarpıştığı m Batı Cephesi Muharebeleri, Türk kurtuluş savaşının yaşandığı, var olmak veya yok olmak arasında ince bir çizgi üzerinde yaşama şansının kaldığı, aziz Türk milletinin yedi düvele karşı kahramanca çarpıştığı muharebelerden biri de batı cephesi muharebeleri olarak tarih sahnesinde yerini aldı. Aziz Türk milleti tarih sahnesinden her yok edilmek istendiğinde bağrından bir kahraman çıkartmayı başarmıştır.

Batı cephesi muharebeleri, Yunan'lılara karşı verilmiş düzenli ordu mücadelesidir, düzenli ordunun ilk savaşı batı cephesidir. Bu cephede kazanılan muharebeler Misak-ı Milli'nin belirlenmesinde ve Kurtuluş savaşının sona ermesinde etkisini göstermiştir.

Osmanlı İmparatorluğu, emperyalist güçlerin ihanet ve casusluk faaliyetleri ile sona yaklaştığı yıllarda başta Çanakkale cepheleri olmak üzere, Trablusgarp ve Şam'da yıldızı parlayan bir kahraman kendinden söz ettirmeye başladı.

O Kahraman!.. Mustafa Kemal ATATÜRK

1. İnönü muharebesi; Yunan'lıların Çerkez Ethem faaliyetlerinden faydalanmak, Eskişehir demiryollarının ele geçirmek, taarruz bahanesi ile İngiliz'lerden bu gün olduğu gibi yardım almak ve Sevr anlaşmasını TBMM'ye kabul ettirmek için 6/11 Ocak 1921 tarihinde başlattığı Yunan ordularının üç alayının yok edilerek yenilmesine neden olduğu muharebedir.

İsmet bey (İnönü), düzenli ordunun savaşa bilirlik özelliğine kavuşması için öncelikle iç düşmanların yok edilmesi gerektiğine inanıyordu. Bunun için yapılması gereken ilk şey Çerkez Etem birliklerinin düzenli orduya katılımıydı. Fakat Çerkez Etem bu duruma itiraz etti. Bu durumda Çerkez Etem kuvvetleri isyancı kabul edilerek yok edilmek üzere, üzerine gidildi. 

İsmen bey (İnönü) komutanlığında düzenli ordu, Eskişehir'den Gediz yönüne doğru Etem kuvvetleri kovalanırken, Yunan ordusu Bursa'da bulunuyordu. Düzenli ordunun batıya doğru ilerlemesi ile Yunan ordusunu arkasına geçebileceği düşüncesi Yunan ordusunun geri çekilmesine neden oldu.

2. İnönü Muharebesi; Lozan konferansında istediklerini kabul ettiremeyen itilaf devletleri Yunan'ları kullanarak, yine Bursa üzerinden 23 Mart 1921 günü saldırıya geçtiler. Uşak, Bilecik ve Metris tepenin ele geçirilmesi üzerine TBMM muhafız taburu destek olarak cepheye gönderildi. Türk ordusu Yunan'ları 1 Nisan 1921'de bu bölgelerden ve Bursa'dan püskürtülmüştür. 

Mustafa Kemal paşa bu başarı üzerine  gönderdiği kutlama telgrafında; Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz. diyerek İsmet bey'i (İnönü) tebrik etmiştir.
]]>
Kursk Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/kursk-muharebesi.html Fri, 30 Nov 2018 07:29:24 +0000 Kursk Muharebesi, 1943 yılında gerçekleşen, Sovyet kuvvetlerine karşı başarısızlık ile sonuçlanan Alman hücumu olarak bilinmektedir. Kursk Muharebesi, 4 Temmuz-20 Temmuz 1943 tarihleri arasında, 2.Dünya Savaşı sırasında Kursk Muharebesi, 1943 yılında gerçekleşen, Sovyet kuvvetlerine karşı başarısızlık ile sonuçlanan Alman hücumu olarak bilinmektedir. Kursk Muharebesi, 4 Temmuz-20 Temmuz 1943 tarihleri arasında, 2.Dünya Savaşı sırasında doğu cephesinde belirleyici bir savaş olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Kursk Muharebesi Nedenleri ve Muharebenin Gelişimi: 

Kursk muharebesi, Alman güçlerinin Stalingrad Savaşı'ndaki yenilgisi sonrasında buna bir karşılık olarak karşı hücuma geçme çabasıdır. Kursk Muharebesi tarihteki en büyük zırhlı savaşlardan biridir. Aynı zamanda tarihe tek bir günde en fazla kaybın yaşandığı hava savaşı olarak da geçmiştir. Savaşta 6000 tank, 4000 uçak ve 2 milyon askerle tarihinin en büyük tank savaşıdır. Kursk Muharebesi, 2. Dünya Savaşı boyunca doğu cephesindeki en büyük Alman saldırısıdır. Bu muharebedeki Sovyet savaş planı ve idamesi hala savaş okullarında okutulan örnek niteliğinde bir savunma şeklidir.

Savaş hazırlıkları her iki tarafta da yaklaşık 4 ay kadar sürmüştür. Bu savaşta, Tiger ve Panter tankları, kendinden tahrikli silahlar, en son savaş ve bombardıman uçakları gibi en modern silah ve teçhizatlar kullanılmıştır. Hazırlıklar mümkün olan en üst düzey gizlilik çerçevesinde yürütüldü.

Alman saldırısı, Temmuz 1943 tarihinde başladı. Bir haftadan kısa bir sürede, Sovyet birliklerinin direnmesine rağmen, güçlü Alman zırhlı birilikleri 3 adet Sovyet savunma hattını delerek ilerleyişlerini devam ettirmişlerdir. Savaş sırasında her iki tarafta ciddi kayıplar vermek le birlikte, muharebenin seyri İngiliz-ABD birliklerinin Sicilya'ya inmesi ile değişmiştir. Bu gelişme ile birlikte ürken Alman birlikleri, panikleyerek 17 Temmuzda geri çekilmeye başlamıştır. Sonuçta Nazi'ler yenilgiye uğradı. Kursk muharebesi sırasında her iki tarafın toplam kaybı, kaynaklara göre 388.000 adet kişi olarak verilmektedir.

Kursk Muharebesi Sonuçları:

Kursk Muharebesi sonucunda, Almanlar büyük kayıplar ve ciddi maliyetle geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Yüzlerce tank ve silahın kullanıldığı muharebeye uçaklar da katılmış, savaş sonunda savaş alanında yüzlerce tank hurdası kalmıştır. Bu yenilgi ile birlikte 2. Dünya savaşının seyri de değişmekle birlikte, Almanlar savaşın sonuna kadar bir daha böyle büyük bir çapta saldırıya geçememişlerdir. Bu savaştan sonra Almanların Moskova'yı feth etme hayali sona ermiş, doğu cephesindeki insiyatif Kızıl Ordu'ya geçmiş ve Alman ordusu savunmaya geçmek zorunda kalmıştır.
]]>
1 İnönü Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/1-inonu-muharebesi.html Sat, 01 Dec 2018 06:34:37 +0000 1. İnönü Muharebesi diğer bir adı ile 1. İnönü Savaşı, iki bölgeden birden taarruza geçen Yunan orduları ile Türk ordusunun arasında 6 Ocak 1921'de yapılan meydan muharebesidir. 6 Ocak 1921 yılı tarihine kadar Uşak ve 1. İnönü Muharebesi diğer bir adı ile 1. İnönü Savaşı, iki bölgeden birden taarruza geçen Yunan orduları ile Türk ordusunun arasında 6 Ocak 1921'de yapılan meydan muharebesidir. 6 Ocak 1921 yılı tarihine kadar Uşak ve Bursa bölgesinde savaşmak için hazırlıklarını tamamlayan Yunan ordusu,  batı bölgesinde Türklerin gerçekleştirdiği Çerkez Ethem isyanını dindirmek amacıyla onun ordusu ile çatışmasından faydalanan Yunan kuvvetleri, Eskişehir yönünde saldırıya geçtiler. 9 Ocak 1921 tarihine kadar emniyet ordusu harekatı biçiminde olan saldırıların sonrasında, İnönü bölgesinde ki savaş 10 Ocak 1921 tarihinde resmen başlamış oldu ve 11 Ocak 1921 günü Yunan kuvvetleri savaştan önceki bölgelerine çekilmesi ile 1. İnönü Muharebesi son bulmuştur.

1. İnönü Muharebesi Öncesi Yapılan Hazırlıklar Nelerdir

15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'i yağmalayan Yunan ordusu, harekata devam ederek Milne hattı olarak adlandırılan Soma, Ayvalık, Aydın, Akhisar sınırlarına dek geldiler. 22 Haziran 1920 günü tekrardan 2 bölgeden birden harekete geçen Yunan kuvvetleri, Kuzey ittifakının da desteği ile Balıkesir ve Bursa'yı da yağmaladı. Afyon istikametinde ilerleyen Yunan kuvvetlerinin güney ittifakı ise 29 Ağustos 1920 yılında Uşak'ı ele geçirdi. 

İngiliz yağması altında bulunan İstanbul'da konumlanmış olan Yunan askeriye heyeti, Batı Anadolu'da belirgin bir biçimde hareketlilik olduğunu Yunan genelkurmayına raporlar ile bildirmekte idi. Bu nedenle Yunan ordusu bir an önce Türklere karşı taarruza geçilmesi kararına vardı. Böylelikle 1. İnönü Muharebesi başladı.

1. İnönü Muharebesi Sırasında Neler Oldu

Türk ordusu, 1. İnönü Muharebesi'ne karşı koymak için çabalasa da, Yunan kuvvetlerinin Eskişehir istikametindeki ilerlemelerini önlediğinden dolayı 1. İnönü Muharebesi'ne Türkler açısından kesin bir zafer gözü ile bakılmaktadır. Yunanistan ise yapılan taarruzun bazı hedefleri olduğu ve hali hazırdı belirlenen hedeflere zaten ulaşıldığı için muharebeyi Türkler'in kazandığı düşüncesini reddetmekteydi.

1. İnönü Muharebesinin Sonuçları Nelerdir
  • TBMM tarafından kurulmuş olan ilk düzenli ordunun, Batı bölgesinde kazandığı ilk galibiyettir. 
  • Türk Meclisinin Anadolu'da sahip olduğu otorite artmıştır. Hükumet, Anadolu bölgesinde güven kazanmıştır. 
  • İsmet Paşa, TBMM tarafından tuğgenerallik rütbesine yükseltilmiştir. 
  • 1. İnönü Muharebesi ile Türk devletinin uluslararası saygınlığı artmıştır. Bunun sonucu olarak SSCB ile Moskova Antlaşması imzalanmıştır.
  • Afganistan ile dostluk antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşma TBMM'nin Müslüman bir ülke ile yaptığı ilk antlaşmadır. 
  • 1. İnönü Muharebesi sonucunda ilk anayasa olan Teşkilat-ı Esasiye kabul edilmiştir. 
  • İtilaf Devletlerinin 1. İnönü Muharebesi sonrasındaki durumu konuşmak için organize ettiği Londra Konferansı düzenlenmiştir ve Türkiye'de buraya davet edilmiştir.
]]>
Meydan Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/meydan-muharebesi.html Sat, 01 Dec 2018 15:32:30 +0000 Meydan Muharebesi, İki ya da daha fazla ülke arasında açık bir alanda–meydanda yapılan savaşa meydan muharebesi denir. Türkiye de kurtuluş savaşı zamanında, Türk ordusu ile Yunan ordusu arasında 1922 yılında yapılan Başk Meydan Muharebesi, İki ya da daha fazla ülke arasında açık bir alanda–meydanda yapılan savaşa meydan muharebesi denir. Türkiye de kurtuluş savaşı zamanında, Türk ordusu ile Yunan ordusu arasında 1922 yılında yapılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi veya Dumlupınar Meydan Muharebesi adıyla bilinir.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi 23 Ağustos 1921–12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılmış ve Türk milletinin ölüm kalım savaşı anlamına gelen Sakarya Meydan Muharebesi; Kurtuluş Savaşının kaderini tayin eden bir rol oynamıştır.

Bu savaş başlamadan önce, Yunanlıların en önemli hedefi; Ankara tarafında ilerleyip, Türk Ordusunu yok edip, Kurtuluş Savaşının bir sembol ve direniş merkezi durumuna gelen Ankara’yı zapt etmekti. Bu şekilde Türk milletinin azim ve direnme gücü yok edilecekti. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ ün emir komutasında, Türk milletinin kanıyla yapılan, dünya savaş tarihinde en uzun meydan muharebesi; Türk Kurtuluş Savaşı tarihinde ise subay muharebesi olarak geçen bu Sakarya Destanı 21 gün ve 21 gece devam etmiştir. 13 Eylül günü de Yunanlıların, Sakarya Nehrinin doğusunu tam olarak terk etmesi ile sona ermiştir.

Büyük Asker ve Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, Sakarya Meydan Muharebesi esnasında ülkemizin savunmasını şöyle ifade etmiştir. “Hattı savunma yoktur, sathı savunma vardır. O sathıdır ki bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadığı sürece serbest bırakılamaz. Bu sebepten dolayı küçük, büyük bütün birlikler bulunduğu mevzilerden atılabilir; Fakat küçük, büyük her birlik durabildiği noktadan tekrar ve yeniden düşmana karşı cephe kurup, muharebeye devam ederler. Yanındaki birliğin çekilmek zorunda kaldığını gören ordu, ona itaat etmez; bulunduğu mevzide sonuna kadar durmaya ve direnmeye mecburdur.

Taarruz gücünün Türk kuvvetlerine geçmesini sağlayan Sakarya meydan muhaberesi zaferi, TBMM hükumeti için çok büyük bir siyasi başarının kapısını aralamış veTürk milletinin özgürlük ile vatanını kurtaracağı inancını da daha çok güçlendirmiştir.

Sakarya Savaşının sonunda; Türk Ordusunun 1683 senesinde 2.Viyana Kuşatmasında aldığı yenilgiden beri devam eden çekilme sona ermiştir. Bu meydan muharebesi, Türk ordusunun son savunma savaşı olmuştur.

Düşman askerleri 10 Eylül’de yapılan karşı taarruzla Afyon Kütahya sınırına kadar atılmış, bu muharebe Türk ordusunun üstün çok üstün bir zaferiyle sona ermiştir.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi Sonuçları:

  • Bu muharebe Ulusal Kurtuluşun son savunma muharebesi olmuştur.
  • Düşman ordusunun saldırı gücü bitmiş, Türkiye topraklarını ele geçirme yönündeki istek ve umudu tükenmiş ve savunmaya geçmişlerdir.
  • Bu muharebeye Genelkurmay Başkanı olan Fevzi Çakmak ile Batı Cephesi Komutanlığı görevinde bulunan İsmet İnönü Paşa katılmıştır. Bu bir subaylar savaşıdır.
  • Bu muharebe sonunda 19 Eylül 1921’ de Mustafa Kemal’e mareşallik rütbesi ile Gazi unvanı verilmiştir.
  • Sovyetler Birliği ile Kars antlaşması, Fransızlar ile Ankara Antlaşması imzalandı.
  • TBMM Anadolu’da kesin bir egemenlik sağladı.
  • TBMM’nin yaşama ve var olma mücadelesinde bu meydan muharebesi en büyük başarısı olmuştur.

]]>
Megiddo Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/megiddo-muharebesi.html Sun, 02 Dec 2018 10:30:48 +0000 Megiddo muharebesi, 19-25 Eylül 1918 tarihleri arasında gerçekleşen ve İngilizlerin Filistin'i işgal etmesi ile sonuçlanan bir savaştır. Adını Filisten'deki  bir bölgeden almıştır. Ayrıca tarihte son büyük süvari savaşı Megiddo muharebesi, 19-25 Eylül 1918 tarihleri arasında gerçekleşen ve İngilizlerin Filistin'i işgal etmesi ile sonuçlanan bir savaştır. Adını Filisten'deki  bir bölgeden almıştır. Ayrıca tarihte son büyük süvari savaşı olarak da bilinmektedir. Megiddo muharebesindeki ana saldırı, 19 eylül 1918 tarihinde İngiliz topçu bombardımanı ile başlamıştır. Türk birliklerinin General Van Liman Von Sanders komutasında Filistin hattı boyunca üç ordusu bulunmaktaydı. Türk kuvvetleri bu hattı savunmak amacıyla bölgede 34.000 kişiden oluşmaktaydı. İngilizlerin ise Filistin'de 69.000 askeri bulunmaktaydı, bunların 57.000' piyade, kalan 12.000 'i ise süvariydi.

Megiddo muharebesi nasıl gerçekleşmiştir

Daha sonra gerçekleşen piyade saldırısı ile İngiliz birlikleri yaklaşık 4 mil kadar içeriye ilerlediler, muharebenin ilk günün sonunda İngiliz birlikleri Tul Keram'ı ele geçirdiler. İlerleyişini sürdüren İngiliz kuvvetleri, Nablus'u ele geçirdiler. İngilizler megiddo muharebesinde 25.000 esir aldı, 30 eylülde de ilgilizler Şam'ı işgal ettiler. Şehrin yönetimi de tamamen İngilizlerin eline geçmiş oluyordu. İngilizler, daha sonra ekim ayında ise, sırasıyla Beyrut, Trablusgarp ve Halep'i ele geçirdiler. 30 Ekim'de de Suriye, Filistin ve Irak işgali ile Türk tarafı ateşkes istiyordu. Bu yönüyle Megiddo Savaşı, birinci dünya savaşının en iyi planlanmış ve İngilizler tarafından uygulamaya alınmış muharebesiydi. İngiliz tarafında Allenby savaşın en başarılı generallerinden biri olarak ortaya çıkmıştır.

Megiddo muharebesi sonucunda, Alman mareşal Liman Von Sanders komutasındaki dört ve sekizinci Osmanlı yıldırım orduları asker,  araç ve gereç bakımından üstün İngiliz kuvvetleri karşısında  hezimete uğramış, Osmanlı kuvvetlerinden geriye kalan tek ordu, 7. ordu geriye çekilmek zorunda kalmıştır. Savaş sonucunda Ürdün ve Suriye kaybedilmiştir. Megiddo muharebesinden geriye kalan ve Mustafa Kemal ile birlikte Mersinli Cemal Paşa'nın komuta ettiği 7. Ordu, daha sonra geri çekilmeyi tamamlayarak, kuzeyde yeni bir savunma hattı oluşturacaktır.
]]>
2 İnönü Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/2-inonu-muharebesi.html Mon, 03 Dec 2018 07:12:58 +0000 2. İnönü muharebesi, İtilaf devletleri Sevr antlaşması koşullarını TBMM'ye kabul ettirmek için Yunan ordusunu yeniden saldırıya teşvik etti. Yunan ordusu da 1. İnönü yenilgisini unutturmak Eskişehir ve Kütahya' yı ele geçi 2. İnönü muharebesi, İtilaf devletleri Sevr antlaşması koşullarını TBMM'ye kabul ettirmek için Yunan ordusunu yeniden saldırıya teşvik etti. Yunan ordusu da 1. İnönü yenilgisini unutturmak Eskişehir ve Kütahya' yı ele geçirerek Ankara' yı işgal etmek amacı ile saldırıya geçti. Yunan ordusu Bursa üzerinden İnönü' ye, Uşak üzerinden de Afyon' a kadar ilerledi. Türk ordusu 1 Nisan 1921'de Yunan ordusunu ikinci defa İnönü' de durdurdu. 2. İnönü muharebesi Türk ordusunun zaferi ile sonuçlandı.

2. İnönü muharebesinin nedenleri:
  • Yunanlıların Türk ordusunun taarruz gücüne ulaşmasına engel olmak istemeleri
  • Yunanlıların Ankara'yı alıp Sevr'i TBMM' ye kabul ettirmek istemeleri 
  • TBMM'nin Londra Konferansı kararlarını kabul etmemesi 
  • Yunanlıların 1. İnönü Savaşı'nın öcünü alıp kendilerini göstermek istemeleri 
  • İngilizlerin yeni bir saldırı için Yunanlıların kışkırtmaları
Yunanlılar 23 Mart' tan itibaren kuzeyde Bursa'dan Eskişehir'e güneyde ise Uşak'dan Afyon'a doğru saldırıya geçtiler. Yunanlılar kuzeyde Metristepe'yi güneyde ise Afyon' u aldılar. Türk ordusu 31 Mart' ta karşı saldırıya geçti. Refet bey Yunan birliğine ağır kayıplar vererek Afyon'u geri aldı. İsmet paşa 1 Nisan'da Metristepe'den Ankara'ya telgraf çekerek Yunan ordusunun yenildiğini bildirince Mustafa Kemal de aynı gün İsmet Paşa' ya çektiği bir telgrafta "Siz orada sadede düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz." demiştir.

2. İnönü zaferinin kazanılmasından sonra 8-12 Nisan 1921 tarihleri arasında Afyon civarındaki Aslıhanlılar da Türk ve Yunan kuvvetleri arasında yapılan Aslıhanlılar Savaşı'ndan güney cephesi komutanı Refet bey sonuç alamadı. Uşak' tan takviye alan düşman Dumlupınar mevzilerine yerleşti.

2. İnönü muharebesinin sonuçları:
  • Refet Paşa görevden alınarak güneydeki birlikler de İsmet Paşa'nın emrine verildi. 
  • Fransızlar Zonguldak'ı İtalyanlar ise işgal ettikleri Güney batı Anadolu bölgesini boşaltmaya başladılar.
  • Fransa barış yapmak amacı ile Franklin Bouillon'u Ankara'ya gönderdi.
  • Halkın TBMM' ye ve düzenli orduya olan güveni arttı.
  • Avrupa kamuoyunda İngiliz ve Yunan politikalarına karşı güvensizlik doğdu.
  • Yunanlılar ve İngilizler Anadolu' da başarılı olabilmek için daha büyük kuvvete ihtiyaç olduğunu anladılar.
  • İkinci İnönü muharebesinin amacı; düşmanı onaylayıp düzenli ordunun taarruz gücüne ulaşmasını sağlamaktır.
]]>
Muharebe Nedir https://www.muharebe.gen.tr/muharebe-nedir.html Mon, 03 Dec 2018 17:09:10 +0000 Muharebe Nedir, 2 yada daha çok sayıda ordu güçlerinin birbirlerine askeri yönden üstün gelmek için askeri kuvvet kullanıp, yaptıkları çatışmaya verilen isimdir. Muharebe nedir diye bir soru karşısında, muha Muharebe Nedir, 2 yada daha çok sayıda ordu güçlerinin birbirlerine askeri yönden üstün gelmek için askeri kuvvet kullanıp, yaptıkları çatışmaya verilen isimdir. Muharebe nedir diye bir soru karşısında, muharebe savaşa nazaran süre ile kapsamı açısından daha sınırlı olan çarpışmalardır diyebiliriz. Bir savaş, bir tek muharebeden meydana gelebileceği gibi, çok sayıda muharebeden de meydana gelebilir.

Tarihte Yapılan Büyük Muharebeler

Hun İmparatoru Atilla ile Batı Roma İmparatorluğu arasında 451 yılında Yapılan Katalon muharebesi.

751 yılında  yapılan Talas Muharebesinde, Abbasiler ile müttefiki Karluklarla beraber Çinlilere karşı yapılan bu muharebe de Çinliler mağlup olmuş, bu savaştan sonra Türkler İslamiyet ile tanışmışlardır. 

Alparslan’ın 1071 yılında,  Bizans orduları ile yaptığı ve Bizans’a karşı zafer kazandığı muharebe.

Haçlı ordularının 1096 -1272 yılları arasında Müslüman Türk ordularına yaptıkları saldırılar ile her seferinde bozguna uğradıkları muharebeler.

Memlük Ordusuyla Moğol İlhanlılar arasında 1260 yılında Ayn Calut’ ta yapılan muhaberede Moğollar mağlup olmuştur.

Ankara Muharebesi 1402 Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid’le Timur arasında yapılan bir muharebedir. Bu muharebede Yıldırım Bayezid mağlup olmuştur.

Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmed’in, İstanbul’un fethi için yaptığı muharebe Osmanlı'nın kuruluşundan itibaren çeşitli devletler ile yapmış olduğu muhaberelerdir.

Çanakkale muhaberesi, 1. dünya muhaberesi esnasında Çanakkale de Osmanlı devletine karşı birleşen bazı İtilaf Devletleriyle Osmanlı Devleti arasında olmuştur. Bu muhaberede Deniz ve karadan muharebe olmuştur. Bu muharebe dünya tarihinde yaşanan ilklerden biri olması ve büyük Türk Milletinin itilaf devletlerine karşı verdiği mücadele nedeniyle önemlidir.

Muharebe Ne İçin Yapılmaktadır

Dünya tarihinde günümüze kadar yapılan muharebeler, genel olarak ülkelerin; ülke sınırlarını genişletme, toprak bütünlüğüne yapılan taarruzlar, başka ülkeler üzerinde hükümranlık sağlama, egemenlik elde etme, din hükümranlığı sağlama konularında muharebeler olmuştur.

]]>
Malazgirt Meydan Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/malazgirt-meydan-muharebesi.html Mon, 03 Dec 2018 18:14:29 +0000 Malazgirt Meydan Muharebesi, Malazgirt ovasında yapılan Malazgirt Meydan muharebesi 26 Ağustos 1071'de yapılmıştır.  Malazgirt Meydan Muharebesi tarihimize birçok açıdan yön vermiştir. Malazgirt Meydan Muharebesi Selçuklu devlet Malazgirt Meydan Muharebesi, Malazgirt ovasında yapılan Malazgirt Meydan muharebesi 26 Ağustos 1071'de yapılmıştır.  Malazgirt Meydan Muharebesi tarihimize birçok açıdan yön vermiştir. Malazgirt Meydan Muharebesi Selçuklu devleti ile Doğu Roma İmparatoru arasında gerçekleşmiştir.  Bu meydan savaşı ile birlikte Anadolu'nun kapıları Türklere açılmış ve Türklere yeni yurt bulma imkanı doğmuştur. 

Malazgirt Meydan Muharebesinin Nedenleri

Türklerin güçlerini her geçen gün artırması Doğu Roma imparatorluğun da karışıklığı nende olmuştur.  Doğu Roma imparatorluğu özellikle Türk- İslam gücünden korkmuştur. Bu dönemde Selçuklu devleti halka zulüm etmekten ziyade halkın yanında yer almakta ve hoşgörü politikası uygulamaktadır.  Selçuklu devleti yerleşim yeri bulmak için saldırı da bulunmuyordu. Selçuklu devletinin tek hedefi Doğu Roma imparatorunun askeri mevkisi olmuştur.  Selçuklu devletinin halka karşı bu olumlu tavrı Doğu Roma idarecilerini telaşlandırmıştır. Çünkü halk yavaş yavaş Selçuklu devletini tercih etmeye başlamıştır. 

Malazgirt Meydan Muharebesi Öncesi Roma İmparatorluğunun Durumu

Doğu Roma gerek taht kavgaları gerek dış devletlerin saldırısından dolayı iç karışıklık yaşarken Selçuklu devleti hiç durmadan akınlarına devam etmekteydi.  Bu dönemde Doğu Roma imparatorunun başında Bizans imparatoriçesi Eudoxie bulunmaktaydı.  Eudoxie dul olduğu için ülke yönetiminde yer almak isteyen kişiler Eudoxi ile evlenmek istiyordu.  Eudoxi 1068 yılında tercihini yaparak Romen Diyojen ile evlenmiştir.  İmparatoriçenin bu tercihi muhalif kesimi ayaklandırdı. Bu durum karşısında Romen Diyojen bütün askeri gücünü kullanarak kendisine karşı çıkan isyanları bastırmaya çalışmıştır. 

Malazgirt Savaşı Öncesi Selçukluların Durumu 

Bu dönemde Selçuklu devleti  saldırılarını artırmıştır. Sürekli Anadolu'nun içlerine  doğru saldırılar düzenlemiştir.  Romen Diyojenin  başa gelmesi ile birlikte Selçuklu devleti seferlerini sıklaştırmak ve daha iyi mücadele edebilmek için askeri yapılandırmaya önem vermiştir.  Bunun yanı sıra bu dönemde Selçuklu devleti İslam ülkelerini tehdit eden Şii- Fatımi devleti için sefer hazırlığı yapmaya başlamıştır.  Selçuklu devletinin başında bulunan Sultan Alparslan hazırlılarını tamamladığı orduyu Mısıra doğru harekete geçirdi. Bu sırada Roman Diyojen de Doğu seferi için son hazırlıklarını tamamladı. Roman Diyojen ordusuna para asker olarak kattığı  Frank, Slav, Gürcü, Abaza, Kürt ve Peçenek askerlerini de katarak 70.000 asker ile Selçukluların üzerine sefere çıktı. 

Malazgirt Meydan Muharebesinin Sonuçları 

Malazgirt Meydan Muharebesi Selçuklu devletinin zaferi ile sonuçlanmıştır. Savaşı kazanacağına emin olan Diyojen Sultan Alparslan'ın önünde mahcup olmuştur.  Sultan Alparslan beklenenin aksine Diyojene iyi davranmıştır.  Alparslan Diyojeni daha fazla aşağılamamak için affettiğini belirtmiş ve ağır şartları olan bir anlaşma imzalamıştır.   Ülkesine dönen Diyojen ülkesine döndüğünde öldürülmüştür. Yerine  geçen 7. Mihail her ne kadar yapılan anlaşmayı kabul etmediğini belirtmiş olsa da Malazgirt Meydan Muharebesi sonrasında Anadoluyu Türk göç başlamıştır.  Bu savaş ile birlikte Anadolu'nun tapusu Türklere geçmiştir. 
]]>
Kurtuluş Savaşı Muharebeleri https://www.muharebe.gen.tr/kurtulus-savasi-muharebeleri.html Tue, 04 Dec 2018 11:15:30 +0000 Kurtuluş savaşı muharebeleri, kurtuluş savaşı muharebeleri vatanımızın bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü sağlamak amacıyla birçok yerde cephe açılmış ve savaşılmıştır. Gerek doğuda gerek batıda gerek Kurtuluş savaşı muharebeleri, kurtuluş savaşı muharebeleri vatanımızın bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü sağlamak amacıyla birçok yerde cephe açılmış ve savaşılmıştır. Gerek doğuda gerek batıda gerekse güneyde yapılan muharebeler ile gösterilen mücadele, iman gücü ve zekâ ile elde edilen başarılar, tarihe damgasını vurmuş ve kendine yakışanı gibi tarihin bembeyaz sayfalarına kendini yazdırmıştır. 

Kurtuluş savaşı muharebeleri hangileridir

Doğu muharebeleri: Bu muharebenin yaşanmasındaki etken Ermenilerdir. Osmanlı zamanında Ermenilerin Osmanlı milletiyle iç içe yaşarken birden Erzurum, Van, Bitlis gibi vilayetlerde ayaklanma başlattılar. Aynı zamanda Ermeniler, Abdulhamid Hanı ortadan kaldırmak istemeleri gibi nedenler buna etkili olmuştur. Kurtuluş savaşından günümüze kadar tarihe kara bir damga olarak yerleştirdikleri ve her seferinde dile getirdikleri Ermeni Soykırımı saçmalıkları gündeme getirmektedirler. Asıl katliamı Ermeniler yapmıştır. Bunların ardından Ermeniler ile Gümrü Antlaşması yapılmıştır. Bu antlaşmanın en büyük önemi, Ermenistan’ın daha önce imzalanmış olduğu antlaşmasını kabul etmeyecek ve yeni kurulan Türk Devletini tanıyacak ve aleyhinde faaliyetlerde bulunmayacaktır. Bir başka durum ise Gürcistan ile olan ilişkilerdir. Bu durumda Gürcistan ile Batum antlaşması imzalanmış ve Batum, Ardahan, Artvin Türk devletine bırakılmıştır.

Güney muharebeleri: Bu muharebelerde Fransızlar ile İtalyanlar arasında yaşanmıştır. İtalyanlar İzmir’in Yunanistan’a verilmesine tepki göstermiş. Daha sonra kurulmuş olan Kuva-yı Milliye’yi desteklemişlerdir. Zaten ikinci İnönü savaşından sona bölgeyi tamamen boşalmışlardır. Fransızlar ise Mondros antlaşmasını bahane ederek Osmaniye’yi, Adana’yı ve Mersin’i işgal etmiştir.  Biraz daha doğuya ilerleyerek Maraş’ı, Antep’i ve Urfa’yı işgal ettikler gibi yetmiyormuş gibi, Ermenileri Türklere karşı kışkırtmışlardır. Fransızlar ile Ankara Antlaşması imzalanmış ve bu antlaşmaya göre; taraflar arasında savaş bitecek, genel af çıkacak, Hatay özel idareye bırakılacaktır. Bu antlaşmanın tarihteki yeri önemlidir. Çünkü yeni kurulan Türk devletini tanıyan ilk itilaf devleti Fransa olmuştur. Dünya kamuoyunda ise Türklerin başarısı ile sonuçlanacağını anlamış oldu.

Güney Muharebesi: Bu muharebede Kuva-yı Milliye kaldırılmış, ilk düzenli ordular bu kurulmuştur. 1. İnönü savaşı ilk düzenli ordu ile kazanılmıştır. Çerkez Ethem ve Demirci Efe gibi kişiler düzenli ordunun kurulmasına tepki göstererek ayaklanmışlardır. 1. İnönü savaşından sonra bu isyanlar bastırılmıştır. 1. İnönü savaşının kazanılmasının ardından milletin düzenli olan orduya olan güveni artmıştır. İsmet İnönü general rütbesine yükselmiştir. Bu savaşların ardından dış politikayı da etkilemiştir.  Afganistan ile dostluk ilişkileri kurulmuş ve Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanmıştır. İstiklal marşı kabul edilmiştir. 

]]>
Mohaç Meydan Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/mohac-meydan-muharebesi.html Wed, 05 Dec 2018 06:48:22 +0000 Mohaç Meydan Muharebesi, 1526 yılında Osmanlı İmparatoru ile Macaristan Krallığı arasında gerçekleşmiştir.  Osmanlı devletini zaferi ile sonuçlanan bu savaş sonrasında Macaristan topraklarının büyük bir çoğunluğu Osman Mohaç Meydan Muharebesi, 1526 yılında Osmanlı İmparatoru ile Macaristan Krallığı arasında gerçekleşmiştir.  Osmanlı devletini zaferi ile sonuçlanan bu savaş sonrasında Macaristan topraklarının büyük bir çoğunluğu Osmanlı Devletini himayesine girmiştir. Mohaç Meydan muharebesini diğer Meydan muharebelerinde ayıran özelliği ise çok kısa sürmesidir. 2 saat içerisinde biten Mohaç Meydan Muharebesi  Mohaç ovasında gerçekleşti. Savaş esnasında Kırım Hanlığı Osmanlı devletini yanında bulunurken Hırvatistan, Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu, Bohemya Prensliği, Lehistan Krallığı da Macaristan Devletinin yanında yer almıştır. 

Mohaç Meydan Muharebesi Nedenleri 
  • Alman imparatoru Şarklen'e edir düşen Fransız kralının Kanuni Sultan Süleyman'dan yardım istemesi 
  • Macar kralının Şarklen'i desteklemesi  sonucu saldırgan tutumlarını artırması 
  • Kanuni Sultan Süleyman'ın Orta Avrupa'da fetih yapma isteği 
  • Kanuni Sultan Süleyman'ın Avrupa Hristiyan Birliğini bozmak için Fransayı yanına çekmek istemesi
Mohaç Meydan Muharebesi Sonuçları 
  • Osmanlı devletinin güçlü ordusu karşısında Macar krallığı kısa sürede mağlup olmuştur. 
  • Mağlubiyet sonrasında Macar krallığının başına Jon Zapola geçmiştir. 
  • Macaristan Krallığı Osmanlı himayesine girmiştir. Macar krallığının başkenti olan Budin de kısa süre sonra Osmanlı devletine bağlı Budın Beylerbeyi kurulmuştur. 
  • Osmanlı devletinin gücü artmış ve saygınlığı artmıştır. Özellikle Osmanlı devletinin Orta Avrupa hakimiyeti artmıştır. 
  • Savaş sonrası kazanılan zafer sonrası Osmanlı- Avusturya mücadelesi başlamıştır. 
  • Kısa süre sonra Macar krallığı yıkılmıştır.
]]>
Verdun Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/verdun-muharebesi.html Thu, 06 Dec 2018 01:03:48 +0000 Verdun Muharebesi: 1. Dünya Savaşı'nın en uzun ve en büyük muharebelerinden biridir. Aynı zamanda bu muharebe bu özelliği ile dünya tarihine de geçmiştir.  Küçük bir arazide, 21 Şubat 1916' dan, 19 Aralık 1916' ya kadar süre Verdun Muharebesi: 1. Dünya Savaşı'nın en uzun ve en büyük muharebelerinden biridir. Aynı zamanda bu muharebe bu özelliği ile dünya tarihine de geçmiştir.  Küçük bir arazide, 21 Şubat 1916' dan, 19 Aralık 1916' ya kadar süren ve ölü, yaralı ve kayıp olmak üzere yaklaşık 700.000 kişinin yitirildiği çok kanlı bir savaştır. Fransızlar, muharebe sonucunda bu büyük Alman hücumunu ağır kayıplar vererek püskürtebilmiştir.. Savaş sonunda Fransa galip geldi ancak bu acı savaşın iki taraf içinde askeri yönden bir kazancı olmamıştır. 

Almanlar 1916 haziran başında Verdun'a çok büyük bir saldırı başlattılar. 23 hazirana kadar Verdun'da 2,5 km kadar ilerleyebildiler. Verdun'da can kayıpları ve yaralı sayısı oldukça büyüktü. 21 Şubat sabahı Alman topçularının atışları ile başlayan savaş, kısa sürede her iki tarafın karşı savunmasına dönüşecek ve sonuçta Alman ve Fransız kuvvetleri Meuse nehri kıyısındaki bu küçük şehri, 10 ay boyunca süren muharebeyle bir kan gölüne çevirecekti. Sonuçta Fransızlar Almanların hücumunu durdurdu ve kaybettikleri bölgeleri geri kazandı. 

Verdun muharebesi hakkında bilinmesi gereken diğer önemli detaylar
  • Almanlar Verdun Muharebesini bir yıpratma savaşı olarak tasarladılar. Almanlar, 1. Dünya savaşının Fransızlara karşı kitlesel kayıplar verdirilerek kazanılacağına inanıyorlardı. 
  • Verdun'un her iki taraf için de sembolik değeri vardı. Savaşın Alman generali Falkenhayn, bu bölgenin düşüşünün Fransızlar üzerinde oldukça moral bozucu bir etkisinin olacağını düşünmekteydi.  
  • Saldırı Fransızları şakına çevirmiştir. Fransızlar bölgeye yaptıkları yığınak ve askeri desteklere rağmen yine de bu saldırıya hazırlıksız yakalanmışlardır. 
  • Alman kuvvetleri ateş etmeksizin önemli bir Fransız kalesini ele geçirdi. Verdun'u çevreleyen kalelerden olan Douaumont'u Franszlar muharebeden birkaç ay önce boşaltmışlar ve sadece kaledeki koruma sayısını 57 kişiye düşürmüşlerdi. Muharebe sırasında Alman kuvvetleri hiç de zorlanmadan, kaleye girerek hiç kayıp vermeden ve ciddi bir çatışma yaşamadan garnizonu ele geçirdiler.
  • Fransızlar ''kutsal'' bir yol olarak gördükleri Verdun'u bu şuur ile savunmaya geçmişlerdir. 
  • Verdun muharebesi, 1. Dünya savaşı boyunca en yıkıcı top atışlarının kullanıldığı savaş yeri olarak kayıtlara geçmiştir.
  • Verdun'daki Fransız hava kuvvetlerinin bir kısmını Amerikan pilotları oluşturuyordu.
  • Savaş sınunda Verdun dahil dokuz Fransız şehri tamamen bir harabeye dönmüştür. 
  • Verdun muharebesi, savaş alanında çoğu kimliği belirlenemeyen yoğun topçu atışları ile cesetleri ve kemikleri birbirine karışmış 150.000 den fazla tanımlanamayan İngiliz ve Fransız askerine toplu mezar olmuştur.
]]>
Gediz Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/gediz-muharebesi.html Thu, 06 Dec 2018 01:23:59 +0000 Gediz Muharebesi, Anadolu işgal etmek istenirken bir kısım komutanlar Yunanlılara karşı direnişi sağlama düşüncesi içerisinde olup Gediz bölgesinde Yunan işgalini engellemeye çalışmaktaydı. Ancak Mustafa Kemal Paşa; Yunanl Gediz Muharebesi, Anadolu işgal etmek istenirken bir kısım komutanlar Yunanlılara karşı direnişi sağlama düşüncesi içerisinde olup Gediz bölgesinde Yunan işgalini engellemeye çalışmaktaydı. Ancak Mustafa Kemal Paşa; Yunanlılara karşı küçük çatışmaların milletin motivasyonunu düşüreceği düşüncesi içerisindeydi. Yunanlıların Anadolu'da açılan Ermeni ve Fransız saldırılarını fırsat bilerek gediz bölgesini tam anlamıyla ele geçirme düşüncesi bulunmaktaydı. Bu durumdan haberdar olan yetkililer bölgede bulunan 3000 bin tüfek, 5.000 kılıç ve 105 makineli tüfekle kaybedilen bölgeleri koruma altına alınmaya çalıştı. Genelkurmaya başvuruda bulunarak savaş izni istenildi ancak Genelkurmay 5.000 kılıçlı süvarinin yetersiz olacağı düşüncesi ile bu saldırı emrini vermedi. O dönemde Genelkurmay Başkanı olan İsmet Bey cepheyi yerinde incelemeye karar verdi. Bu dönemde Ali Fuat Paşa ve Ethem Bey elinde bulundurdukları milis kuvvetler yardımı ile Yunanlılara saldırma düşüncesi içerisindeydiler. Konu dönemin Genelkurmay Başkanı olan İsmet Bey'e iletilerek Gediz Muharebesi başlatılması istenildi. Mustafa Kemal Paşa o dönemde yapılacak hatalı bir saldırının ciddi kayıplara neden olacağında düzenli bir ordu ile ancak saldırının gerçekleşmesi konusunda görüş bildirdir. 

Gediz Muharebesi Başlaması

Ali Fuat Paşa ve Ethem bey önderliğinde Gediz Muharebesi başlatılmak isteniliyordu. Ancak yetkililer hazırlıksız yapılacak saldırının sonunun sıkıntılar doğuracağını dile getirdiler. Ancak Kuvva-yı Seyyare desteği ile bu Muharebeden başarı ile dönüleceği düşüncesindeydi. Yunan Ordusunun hazırlıksız yakalanılacağı düşüncesi ile 14 Ekim 1920 tarihinde Gediz bölgesinde Gediz Muhaberesi başlatılmak istenildi. Ancak hazırlıksız yapılan saldırı nedeniyle emir komuta zinciri içerisinde ciddi sıkıntılar yaşandı. Disiplinsiz ordunun gerçekleştirmiş olduğu bu hareket ciddi can kayıplarına neden oldu. Genelkurmay Başkanlığı Gediz Muharebesi için vermiş olduğu iznin hatalı olduğu kanaatine vardı. Ağır kayıplar sonrasında Türk kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı.

Gediz Muhaberesi Sonuçları

Bir çok askeri kayıp verilen Gediz Muhaberesi sonrasında kesin kanaat olarak disiplinli ordu ile savaşa girilmesi kanaati oluştu. Alınan yenilgiden dolayı Türk Milletinin moral ve motivasyonu bozuldu. Gediz bölgesindeki ağır kayıp nedeniyle Yunan kuvvetleri vakit kaybetmeksizin Gediz bölgesine çıkarma gerçekleştirdi. Düzensiz ordunun bir daha çatışmalara katılmamasına karar verilerek ordunun tek elden idare edilmesi kanaatine varıldı. Türk kuvvetlerinin savaş meydanından geri çekilmesinden dolayı ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalındı. Gediz Muharebesi sonrasında dağılan birlikleri tekrardan toplanması zaman aldığından bölge halkı Yunanlılara karşı direnişte ciddi sıkıntılar yaşadı.
]]>
Çanakkale Muharebeleri https://www.muharebe.gen.tr/canakkale-muharebeleri.html Thu, 06 Dec 2018 19:59:37 +0000 Çanakkale Muharebeleri: 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Savaşları olarak da bilinen ve Müttefiklerin 1. Dünya Savaşı sırasında Avrupa'dan Rusya'ya giden deniz yolu kontrolünü ele almak amacıyla yaptıkları
Çanakkale Muharebeleri: 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Savaşları olarak da bilinen ve Müttefiklerin 1. Dünya Savaşı sırasında Avrupa'dan Rusya'ya giden deniz yolu kontrolünü ele almak amacıyla yaptıkları başarısız bir girişim olarak tarihe geçmiştir. Çanakkale muharebesi başarısız bir deniz saldırısı ile başlamıştır. Şubat-Mart 1915 tarihlerinde İngiliz ve Fransız gemileri tarafından oluşan bir donanma tarafından gerçekleştirilmiştir. Sonrasında Gelibolu yarımadasına İngiliz ve Fransız birliklerinin yanı sıra Avusturalya ve Yeni Zelanda askerlerinden oluşan birlikler ile yapılan büyük bir çıkartma ile devam etmiştir. Daha öncesinde yapılan yeterli istihbarat, arazi bilgisi ve şiddetli Türk direnci nedeni ile çıkarma başarısızlık ile sonuçlanmıştır. 1915 Ekim ayı ortasına gelindiğinde müttefik kuvvetleri ağır kayıplar vermişler ve ilk çıkarma yapılan bölgeden fazla ileriye gidememişlerdir. Tahliye ise aralık 1915 'de başlamıştır.

Çanakkale Muharebelerinin Gelişimi:

Osmanlı imparatorluğu Birinci Dünya Savaşı'na Almanya ve Avusturya-Macaristan'ın yanında  kasım 1914 yılında girmişti. Buna karşın Müttefik Devletler, Çanakkale Boğazı'nı ele geçirmek için bir deniz seferi başlatmaya karar verdiler. Bu girişim başarılı olur ise boğazlar ele geçirilecek ve müttefik devletlerin Rusya ile bağlantısı kesilecekti. İngiliz Deniz Kuvvetleri Komutanı Winston Churchill komutasında Çanakkale Boğazına yapılan saldırı uzun menzilli savaş gemileri ile Şubat 1915 yılında başladı. 18 Mart 1918'de müttefik savaş gemileri boğaza girdi, gerek karşı Türk top atışları ve gerekse boğaza bir gün öncesinden döşenen mayınların etkisi ile saldırı durduruldu, donanmadaki çoğu gemi batırıldı, bir çoğuda ağır hasarlar aldı. Başarısız deniz savaşının ardından Gelibolu yarımadasına çıkarma hazırlıkları başladı. 

İngiliz Kuvvetleri Komutanı General Hamilton komutasındaki komutanlığı altındaki diğer birlikler Yeni Zelanda, Fransız ve Avustralya birlikleri ile Lemnos Yunan adasında bir araya geldi. Alman general Liman Von Sanders komutasındaki Türk birlikleri de karaya çıkması beklenen hat boyunca savunma birliklerini artırdı. 25 Nisan 1915'de Müttefikler Gelibolu yarımadasına saldırıyı başlattılar.  Gelibolu yarımadası bu tarihten sonra çok şiddetli kara savaşlarına sahne oldu. Gelibolu kuşatması sırasında General Hamilton 95.000 adet ek destek için talepte bulundu ancak bu sayının dörtte biri sağlandı. Uzun süren kara ve savunma savaşlarının sonucunda İngiliz ve Fransız birlikleri ilerleme kat edemeyerek ve Türk direnişini de kıramayarak sonunda çekilme kararı aldı. Son birlikler de 9 ocak 1916'da çekildi.

Çanakkale Muharebelerinin Sonuçları: Çanakkale muharebeleri, çok yüksek bir maliyet ile de olsa, Türklerin zaferi ile sonuçlanmıştır. 259 gün boyunca süren savaş, böylesine sayıda ve böyle küçük bir alanda yapılan benzersiz bir savaş olarak tarihe geçmiştir. Kayıpların sayısı Türk tarafında 251.000 kişi idi. Çanakkale muharebesi, sadece 1. Dünya Savaşının kaderini değiştirmedi, aynı zamanda bir ulusun kaderini de değiştirmiştir. Bu savaş, aynı zamanda güçlü bir imparatorluğun küllerinden, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına yol açacak bir çağın, yeni bir dönemin başlangıcına neden olmuştur. 
]]>
Başkomutanlık Meydan Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/baskomutanlik-meydan-muharebesi.html Fri, 07 Dec 2018 03:14:25 +0000 Başkomutanlık meydan muharebesi: Kurtuluş savaşı döneminde olan başkomutanlık meydan muharebesinin diğer adı büyük taarruzdur. Büyük taarruz savaşı ya da başkomutanlık meydan muharebesi Sakarya savaşından sonra yapılan ön Başkomutanlık meydan muharebesi: Kurtuluş savaşı döneminde olan başkomutanlık meydan muharebesinin diğer adı büyük taarruzdur. Büyük taarruz savaşı ya da başkomutanlık meydan muharebesi Sakarya savaşından sonra yapılan önemli bir savaştır. Hem önemi hem de ehemmiyeti açısından oldukça önemli bir savaştır. Kurtuluş savaşı yılları Türk milleti için oldukça zor ve zahmetli geçse de herkesin el birliği olması birbirine sımsıkı tutunup kazanacağına inanması ile oldukça önemli bir savaş kazanılmıştır. Bu savaş sayesinde birçok düşman kuvvet bu durumu anlamış ve Türk milletinin asla yenilmeyeceğini bir kez daha çok iyi bir şekilde anlamıştır.

Başkomutanlık meydan muharebesi 

Sakarya savaşının kazanılması ile Kars ve Ankara antlaşmalarının imzalanması, itilaf devletlerinin yeni bir barış önerisi hazırlamasına neden olmuştur. İtilâf devletleri kısa bir süre sonra, Türk- Yunan savaşlarını durduracak ateşkes önerisini Ankara'ya ilettiler. Bu öneride ise çeşitli maddeler dile getirilmiştir. Bu maddeler ise şöyledir:
  • Türk-Yunan birlikleri arasında on kilometrelik askersiz bir alan oluşturulacak.
  • İtilaf devletleri kendi istekleri doğrultusunda orduları denetleyecek.
  • Bu maddelerden biri de savaşın üç gibi bir süre ile durdurulup daha sonra devam edeceği
  • Taraflardan biri savaşa başlamak isterse ateşkesin bitimine en az on beş gün kala karşı tarafa ve İtilaf devletleri temsilcilerine bildirilecektir.
Yunanistan ise bu ateşkes antlaşmasını onayladı. TBMM, Türk ordusunun denetlenmesi dışında koşulları kabul etti. Ateşkes ilan beraber Anadolu'nun işgal kuvvetlerince boşaltılması istendi. İtilâf devletleri 26 Mart 1922'de yeni hazırlanan barış antlaşmasının şartlarını Türkiye büyük millet meclisine bildirdi. Bu antlaşmaya göre;
  • Trakya sınırı; Tekirdağ Türklerde, Edirne, Kırklareli, Babaeski Yunanlılarda kalacak şekilde çizilecek 
  • Boğazlardan serbest geçiş sağlamak için Gelibolu yarımadasında ve boğazlar yöresinde askerden arındırılmış bölge oluşturulacak
  • İstanbul barış yapılır yapılmaz boşaltılacak
  • Doğuda bir Ermeni devleti kurulması sağlanacak 
  • Sevr anlaşmasındaki mali komisyon kaldırılacak, İtilâf Devletlerinin ekonomik çıkarları, Türk Devletinin egemenliği zedelenmeden korunacaktır.
  • Sevr koşullarının biraz değiştirilmiş şekli olan yeni barış önerisi Misakımilliye aykırıydı. Artık Türk halkı için tek kurtuluş çaresi olarak savaşmak kalmıştı. Bu dönemde yeniden savaş hazırlarına başlandı.
Uyarı: Mustafa Kemal' in başkomutanlık için verilen sürenin dolması üzerine başkomutanlık görevi 6 Mayıs 1992' de üç aylığına, 20 Temmuz 1922'de de ise süresiz olarak uzatıldı. Başkomutanlık Meydan Savaşı, 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe'de başladı. Yunan ordusunun birçok mevzisi düşürüldü. 29 Ağustos'ta Dumlupınar'da başlanan taarruz, 30 Ağustos'ta Kütahya'nın, 1 Eylül'de Uşak'ın, 2 Eylül'de Eskişehir'in, 6 Eylül'de Balıkesir ve Bilecik'in, 7 Eylül'de Aydın'ın, 8 Eylül'de Manisa'nın ve son olarak 9 Eylül'de İzmir' in de topraklarımıza katılması ile son buldu.
]]>
Generaller Ve Muharebeler https://www.muharebe.gen.tr/generaller-ve-muharebeler.html Fri, 07 Dec 2018 10:11:23 +0000 Generaller ve muharebeler, Aralık 1941 Güney doğu Asya'da savaş kıran kırana devam ediyordu, iki general İngiliz imparatorluğunun temelini sarsacak bir ada için bütün savaş taktiklerini deniyorlardı. Generaller ve muh
Generaller ve muharebeler, Aralık 1941 Güney doğu Asya'da savaş kıran kırana devam ediyordu, iki general İngiliz imparatorluğunun temelini sarsacak bir ada için bütün savaş taktiklerini deniyorlardı. Generaller ve muharebeler ülkelerin kaderinde dönüm noktalarıdır. Bu savaş Singapur savaşı idi, Singapur bir adadır. Endenozya ve Malezya yakınlarında bulunan bu ada stratejik açıdan oldukça önemliydi. İngiliz General Artur Porsibul ve Japon general Komayuki Yamaşita bir birlerinden kilometrelerce uzakta olabilirler fakat zihinleri aynı savaş masasının başında duruyordu. 

General Yamaşiti ve General Porsibul;

Singapur savaşında generaller ve muharebelerde görev alan Japon general Komayuki Yamaşiti, alışılmış Japon generallerine benzemiyordu. Kurulmuş düzene aykırı davranışları vardı, emirleri sorguluyor, göze batıyordu. Fazlasıyla zeki bir yapısı vardı. Bir köy doktorunun oğluydu. Orduya da geç katılmıştı, planlarını gizlilik içinde yapardı. Planı hız ve hazırlıksız yakalamaya dayanıyordu. 

İngiliz General Artur Porsibul; Korgeneralliğe yeni terfi etmiş bir general, ona göre iki yıllık Singapur görevi egzotik ortamda geçecek güzel bir görev olacaktı. Fakat Japon gerçeğinide aklından çıkaramıyordu. Kendisi Birinci Dünya savaşında İrlanda Cumhuriyet Ordusuna karşı savaşmış bir generaldir. Görünüşü komutana benzemiyordu. Daha çok iyi bir İngiliz vatantaşı gibiydi.

Japonların hedefi;

7 Aralık 1941 yılında Japonya büyük, ses getirecek bir saldırı ile savaşa katılarak Çin denizinde Amerikan ve İngiliz varlığının yok edilmesi amacındaydı. Bu nedenle generaller ve muharebeler kusursuz olmalıydı.  Bunun için Havai'nin Holulu adasının Pearl Harbor bölgesinde bulunan Amerikan donanmasının yok edilmesi ve ilerleyerek bölgede bulunan İngiliz koloni varlığının kaldırılması hedefleniyordu. 

Yamaşiti harekat subayı olarak yanına aldığı kişi bir yıldır bu hazırlıkların içinde olan hırslı bir albay, zeki biriydi verdiği taktiğe göre yağmurlu bir havada saldırı İngiliz askerlerinin sonu olurdu.

Muharebenin başlaması,

Muson yağmurlarının başlaması ile hava saldırısı başladı, kara birlikleri Singapur'a çıkartma yaptı, güçlü İngiliz savunmasına rağmen 5300 asker burada bulunan askeri havaalanını kontrol altına aldı. Kesin zafer için Yamaşiti kara birliklerini Singapur'a bir şaşırtma ile çıkarttı, İngilizlerin yapacak bir şeyi kalmamıştır. Generaller ve muharebeler için taktik ve tahmin gücü  en yüksek noktada kullanılmış, Singapur savaşını general Yamaşiti kazanmıştır. Churchill'in kesin emrine rağmen Porsibul Japonlara teslim olmuştur. Savaş sonunda 9300 Japon askeri ve 120000 İngiliz askeri ölmüş yada esir düşmüştür.
]]>
Çirmen Muharebesi https://www.muharebe.gen.tr/cirmen-muharebesi.html Sat, 08 Dec 2018 00:05:54 +0000 Çirmen Muhaberesi, Osmanlı devletinin Sırplara karşı bu günkü Meriç ırmağı kıyılarında başlattığı savaş 26 Eylül 1371 yılında yapılmıştır. Diğer bir adı da İkinci Meriç Muharebesi olan bu savaş; 1364 y
Çirmen Muhaberesi, Osmanlı devletinin Sırplara karşı bu günkü Meriç ırmağı kıyılarında başlattığı savaş 26 Eylül 1371 yılında yapılmıştır. Diğer bir adı da İkinci Meriç Muharebesi olan bu savaş; 1364 yılında yapılan Sırpsındığı savaşı sonrasında yapılmış, her iki savaşta da galip taraf Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Çirmen muharebesi tarihin gördüğü en dengesiz kuvvetler savaşıdır. Şöyle ki kayıtlara göre 800 Osmanlı askeri ve 20000 Sırp askeri savaşta karşılaştılar.

Çirmen bölgesinin bu günkü adı Ormenia'dır. Ülkemiz Trakya bölgesi sınırlarından hemen sonra Yunanistan sınırları içinde kalan bölge Avrupa kapısının açıldığı bölgedir. Günümüzde Avrupa otoyolunun geçtiği bu bölge halen stratejik önemini korumaktadır. Çirmen muharebesi ile Osmanlı'ya Avrupa'nın kapıları açılmış, Makedonya ele geçirilmiş, Sırp kralı Lazar ve Bulgar kralı Osmanlı hakimiyetini tanıyarak vergiye bağlanmıştır.

Çirmen muharebesinin başlaması,

Orhan Gazi ve Nilüfer hatunun oğlu olan 1. Murat Hüdavendigar 1362 yılı mart ayında 35 yaşında iken padişah oldu. Bu yıllarda Bursa başkentti. Bursa'ya Hüdavendigar sancağı adı verdi. Seferlerine Ankara'nın fethi ile başlayan Sultan Murat, Edirne'yi zaptederek burayı kendine başkent yaptı. Bu durum Papa'lığın dikkatini çekti. Altmışbin kişilik haçlı ordusu onbin kişilik Hacı İlbeğ komutasında ki Osmanlı ordusuna yenildi. Sırpsındığı savaşı 1363

Lala Şahin paşa ve Gazi Evronos Osmanlı ordusunun başında, ordu Edirne civarındadır. Sultan Murat'ın Anadolu'ya geçmesinin fırsat olduğunu düşünen Sırp kralı Jovan İgljesa Sırpsındığı savaşının intikamını almak için Edirne'de bulunan Osmanlı ordusuna saldırmak için plan yaptı, gizlice ilerlemeye başladı. 

Fakat Osmanlı öncü birlikleri ve akıncılar bu durumu önceden haber alarak Sırp ordusunu takip etti, kontrollü bir şekilde Meriç kıyılarına kadar gelen Sırp ve Makedon birlikleri konaklama yaptığı bir sırada Osmanlı birliklerinin gece baskını gerçekleşti. 

Ne olduğunu anlayamayan Sırp ve Makedon orduları panik içinde darmadağın oldular. Savaş Osmanlı ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı. Kayıtlara göre Sırplar onbin kayıp verdiler. Ayrıca kaçmak için Meriç nehrini kullanmak isteyen binlerce Sırp Meriç ırmağından boğulmuştur. 

Çirmen Muhaberesi sonuçları,

Çirmen muharebesinde kullanılan savaş topları Sultan Murat zamanında ilk defa kullanılmıştır. Sultan Murat döneminde Topçu ocağını kuran ve bu sayede savaşlar kazanan ilk Osmanlı Sultanı'dır. Bununla birlikte Bulgaristan, Sırbistan ve Makedonya ile imzalanan anlaşma ile ilk milletlerarası antlaşma metni imzalanmış oldu. Bundan sonra Türk birlikleri Makedonya'ya ilerleyerek buranın fethi gerçekleşti. 26 Eylül 1371 Çirmen muharebesi ile birlikte Osmanlı'nın Avrupa'da kesin üstünlüğü kabul edilmiş, Balkanlar'da fetihler hız kazanmaya başlamış, bir çok krallık vergiye bağlanmıştır.
]]>
Muharebe Arama Kurtarma https://www.muharebe.gen.tr/muharebe-arama-kurtarma.html Sat, 08 Dec 2018 12:54:02 +0000 Muharebe Arama Kurtarma, MAK kısa adıyla bilinen ve Türk Silahlı Kuvvetleri içinde neredeyse en zorlu eğitimlerden geçen ve en yoğun tehlikelerden az sayıda askeri ekiple atlatmak zorunda olan birliktir. Eğitim süreleri bir sene ola Muharebe Arama Kurtarma, MAK kısa adıyla bilinen ve Türk Silahlı Kuvvetleri içinde neredeyse en zorlu eğitimlerden geçen ve en yoğun tehlikelerden az sayıda askeri ekiple atlatmak zorunda olan birliktir. Eğitim süreleri bir sene olan MAK, bu zorlu bir yıllık eğitimin sonunda time sadece yedi kişiyle devam etmektedir. Bu yedi kişi, açlığa, susuzluğa, uykusuzluğa ve acıya dayanıklı eğitimlerinin ardından, herhangi bir savaş veya çatışma halinde uçaktan atlamak zorunda kalan pilotu, düştüğü düşman bölgeden kurtarmakla görevlidir. Bunun için canını hiçe sayarak göreve başlar ve en temel esaslarından biri, kurtarma gerçekleşmeden birliğe dönülmemesidir. 

Muharebe Arama Kurtarma Timi, bir yıllık hazırlık aşamasında, kayak, dağcılık, paraşütle atlama, balık adam, kaçma kurtulma gibi gerekli pratik ve teorik derslere tabi tutulmaktadır. Bu derslerde her türlü psikolojik ve fiziksel şiddete karşı dayanıklılık esas alınmaktadır. Eğitim sürelerini bitiminin ardından daha zorlu görevler başlamaktadır. Örneğin göreve giderken taşıdıkları çantalar tam teçhizatlıdır. İçinde ilk yardım malzemeleri ve gıda malzemeleri, askeri mühimmatlar, teknik materyaller bulunmaktadır. Ortalama ağırlığı 35-40 kilo arasında değişen bu çantalar, her koşulda askerin sırtında yerini almaktadır. Tamamen sessizliği ve gizliliği esas alan MAK timi, geçtiği yerlerde izini belli etmemek için detaylı ve dikkatli hareket etmekte, hatta yedikleri gıdaların çöplerini bile toprağa gömmektedirler. Nöbetleşe uyku sistemi olan askerlerin günde sadece 2-3 saat uyudukları bilinmektedir.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Jandarma Genel Komutanlığı ve Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri kapsamında görev yapacak olan Muharebe Arama Kurtarma, az sayıda askeri kadrosuyla bile şimdiden düşman cephelerin gözlerini korkutmayı başarmıştır. Kadrosunu genişletmek ve bünyesine daha fazla personel kazandırmak maksadıyla İzmir Muharebe Arama Kurtarma Eğitim Komutanlığı, gönüllü astsubay ve subayları eğitime almaya devam etmektedir. 
]]>